Entegrasyon projelerinin çoğu teknik olarak başarılı, operasyonel olarak sorunlu biter. Bağlantı kurulur, veri akar, ama birkaç ay sonra kimse hangi sistemdeki rakamın doğru olduğundan emin olamaz.
Sorun bağlantıda değil, sahiplikte
İki sistem aynı alanı yazabiliyorsa, er ya da geç ikisi de yazar. Bu noktada sorulması gereken soru "hangisi daha yeni" değil, hangisi bu alanın sahibi sorusudur.
En son yazan kazanır kuralı kolay uygulanır ve neredeyse her zaman yanlıştır. Bir ERP’nin gece toplu güncellemesi, saha ekibinin öğlen girdiği doğru veriyi sessizce siler.
Pratikte ne yapıyoruz
- Her alan için tek bir kayıt sahibi sistem belirliyoruz ve bunu yazıya döküyoruz.
- Sahip olmayan sistemin yazma denemesi reddediliyor ya da onaya düşüyor; sessizce kabul edilmiyor.
- Çakışma çözümü bir kural olarak tanımlanıyor, koda gömülmüş bir varsayım olarak değil.
- Her aktarımın kaydı tutuluyor, böylece "bu değer neden değişti" sorusu cevaplanabiliyor.
Bu neden baştan yapılmalı
Kayıt sahipliği sonradan eklenebilecek bir özellik değildir. Veri bozulduktan sonra geriye dönük düzeltme, çoğu zaman entegrasyonu yeniden yazmaktan pahalıya gelir.

